IZTECH GCRIS Premium Database
The scientific memory of Izmir Institute of Technology. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Google Analytics Visitor Traffic
Most Viewed Publications
Experimental data showing the thermal behavior of a flat roof with phase change material
4
Data Paper
52062
Most Downloaded Publications
Experimental data showing the thermal behavior of a flat roof with phase change material
4
Data Paper
92305
Internet of things simulation using cisco packet tracer
Master Thesis
53600
Recent Submitted Publications
Zincirle Bağlanmış Yüzer İskelelerde Tsunami Kaynaklı Hasarların İncelenmesi
(2025) Karaca, Göktürk; Özbahçeci, Bergüzar
Tsunami olayları, kıyı ve liman altyapıları için önemli bir risk oluşturarak özellikle marinalar ve limanlarda yaygın olarak kullanılan yüzer pontonlar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çalışmada, tsunami yükleri altındaki yüzer iskelelerin kapsamlı bir sayısal analizi sunulmuş, hidrodinamik tepkiler, zincir kuvvetleri ve tonozların stabilitesi incelenmiştir. Tsunami dalga yüksekliği, akıntı hızı, dalga geliş açısı ve bağlama tipinin etkilerini araştırmak amacıyla Ansys AQWA yazılımında simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, yüzer iskelelerin zincir gerilmeleri ile tonozların davranışlarının esas olarak tsunami kaynaklı su seviyesi değişimleri tarafından belirlendiğini; ancak artan akıntı hızlarının da zincir kuvvetlerini büyüttüğünü ortaya koymuştur. Yükselen su seviyelerinin tonozlarda önemli kaldırma ve kayma deplasmanlarına yol açtığı belirlenmiştir. Zincir çapı ve ponton sayısındaki değişimlerin zincir gerilmeleri ve ponton tepkileri üzerinde ihmal edilebilir düzeyde etkili olduğu, dalga geliş açılarının ise ponton geometrisine bağlı olarak simetrik tepkiler oluşturduğu gözlemlenmiştir. Farklı zincir çapları ve tonoz ağırlıkları için kırılganlık eğrileri ile hasar grafiklerinin elde edilmesiyle yapısal performans nicel olarak değerlendirilmiştir. Hasar olasılıkları, tsunami gerçekleşme olasılıkları ile birleştirilerek toplam risk düzeyleri hesaplanmış ve olası azaltım önlemleri incelenmiştir. Mevcut kıyı mühendisliği standartlarında tsunami parametreleri tanımlanmakla birlikte, bu tür olayların nadir görülmesi nedeniyle yüzer yapılar için özel düzenlemeler bulunmamaktadır. Ancak 2020 Seferihisar tsunamisi, bu yapıların ciddi hasarlara maruz kalabileceğini göstermiştir. Bu çalışmada türetilen hasar eğrileri ve risk tahminleri ile yüzer iskelelerin daha dayanıklı tasarlanmasına katkı sağlanmakta ve kıyı mühendisliğinde risk odaklı tasarım yaklaşımlarının geliştirilmesi desteklenmektedir.
Yeni Dijital Teknolojiler Aracılığıyla Tasarım Stüdyosundaki Öğrenmenin Geliştirilmesi Üzerine Bir Çalışma: Dijital Destekli Tasarım Stüdyosunda Mimarlık Eğitimi
(2025) Donduran, Cansu Günaydın; Doğan, Fehmi
Bu doktora tezi, dijital davranışların tasarım öğrenimini nasıl etkilediğini incelemekte ve dijital ortamlarla aracılanan stüdyolarda ortaya çıkan bilişsel ve temsile dayalı değişimlere odaklanmaktadır. 'Dijital yerli' kavramı deterministik bir kategori olarak ele alınmak yerine, akıl yürütme, araç kullanımı ve durumla bağlı yansıtma süreçleri içinde şekillenen bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım, teknolojik aşinalık ile tasarımın kavramsal gelişimi için gereken yansıtıcı akıcılık arasındaki boşluğu görünür kılmaktadır. Araştırma, ardışık karma yöntemli bir metodolojiye dayanmaktadır. Birinci aşamada Dijital Yerli Değerlendirme Ölçeği (DNAS) kullanılarak cinsiyet, sınıf ve akademik olgunluk değişkenlerine ilişkin örüntüler tanımlayıcı istatistikler, keşfedici faktör analizi, grup karşılaştırmaları ve regresyon modellemesi ile incelenmiştir. Bu bulgular, ikinci aşamada yürütülen nitel araştırmaya yön vermiştir. İkinci aşamada, öğrencilerin web tarama geçmişleri, dijital platform yönelimleri, görsel temsilleri, yapay zekâ destekli çıktıları ve masa başı kritik diyalogları bilişsel-tarihsel bir çerçevede değerlendirilmiştir. Bu çoklu veri izi, fikirlerin zaman içinde, temsil biçimleri ve araçlar arasında nasıl ortaya çıktığını, dönüştüğünü ve istikrar kazandığını izlemeyi mümkün kılmıştır. Bulgular, teknolojik aşinalığın kavramsal derinliği tek başına açıklamadığını; yansıtıcı dijital yetkinliğin ancak dijital ve hesaplamalı araçların çizim, sınama, yeniden çerçeveleme ve eleştiri döngülerine entegre edildiğinde geliştiğini göstermektedir. Vaka karşılaştırmaları, bazı öğrencilerim hızlı çoklu ortam geçişlerine dayanan ritimler sergilediğini, diğerlerinin ise daha yavaş ve birikimli ilerlediğini göstermiştir. Genel olarak çalışma, tasarım öğrenmesini insanların, araçların, platformların ve hesaplamalı sistemlerin etkileşimiyle oluşan dağıtık bir bilişsel süreç olarak konumlandırmakta ve yansıtmanın bu süreci düzenleyen temel yapı olduğunu göstermektedir.
Yara İyileştirme Uygulamaları için Kendini Onarabilen Hidrojel Bileşimleri
(2026) Savru, İdil; Top, Ayben
Hidrojel temelli yara örtüleri, nemli ortamı koruyarak, hücre çoğalması ve göçünü destekleyerek hem akut hem de kronik yara iyileşmesini destekler. Hidrojellerin yara iyileştirme özellikleri antibakteriyel ajanlar, antioksidan maddeler ve büyüme faktörleri gibi terapötik moleküllerin dahil edilmesiyle geliştirilebilir. Bu çalışmada, yara iyileştirme uygulamaları için karbon nokta yüklü hyaluronik asit-bazlı hidrojel fromülasyonları geliştirilmiştir. Karbon noktalar (CD), karbon öncülerinin oranları değiştirilerek hidrotermal metodla sentezlenmiştir. Fonksiyonel grup tayini spektroskopik yöntemlerle incelenmiştir. Prekürsör oranı ve uyarım dalga boyuna bağlı olarak mavi ve yeşil floresans özelliği ortaya koymuşlardır. Bütün örnekler 0.05 mg/mL konsantrasyon ve üzerinde yüzde 50'nin üzerinde radikal temizleme aktivitesi sergilemişlerdir. En yüksek miktarda sitrik asit içeren C2H1 karbon noktası biyouyumluluk göstermiş olup, 0.1 mg/mL ve düşük konsantrasyonlarda %90 ve üzeri hücre canlılığı ortaya koymaktadır. C2H1 örneğinin minimum inhibisyon konsantrasyonu gram-pozitif bakteri için yaklaşık 0.65 mg/mL, gram-negatif bakteri içinse 0.8 mg/mL olarak bulunmuştur. C2H1 karbon noktası, hyaluronik asit aldehitin adipik asit dihidrazit ile çapraz bağlanarak oluşturulan hidrojel içerisine dahil edilmiştir. Sodyum periyodat oksidasyonu sonucu elde edilen oksitlenmiş hyaluronik asitteki aldehit gruplarının oluşumu ATR-FTIR ve 1HNMR spektraları ve hidroksilamin hidrokloriür titrasyonu ile onaylanmıştır. Boş ve CD-yüklü hidrojellerin biyouyumlulukları Alamar mavisi yöntemiyle doğrulanmıştır. Ayrıca, SEM görüntülerinde de görüldüğü gibi, CD'ler daha homojen bir gözeneklilik sağlamıştır. CD-yüklü hidrojeller, boş hidrojellere kıyasla daha yüksek antioksidan etki göstermiş olup, yara kapanmasını iyileştirmiştir. Bunun yanı sıra, her iki hidrojel de makroskopik kendini onarma testi ile doğrulanan kendini onarabilme özelliği göstermiştir. Bu sonuçlar, CD-yüklü hidrojellerin yara iyileştirme uygulamaları için umut vadeden malzemeler olduklarını ortaya koymaktadır.
Zayıf ve Güçlü Işık-Madde Etkileşimleri İçin Plazmonik Nanokavite Mühendisliği
(2025) Orhan, Ozan Baran; Balcı, Sinan; Emrullahoğlu, Mustafa
Yüzey plazmonları, metal-dielektrik ara yüzlerinde hapsolmuş elektromanyetik modlardır ve bulundukları ortamdaki optik özelliklere duyarlı olmaları, onları nano ölçekte ışık-madde etkileşimini incelemek için iyi bir aday yapar. Bu tezde, plazmonik kaviteler iki farklı sistem üzerinden incelenmiştir. İlk olarak, fotokimyasal yöntemle üretilen nanoporoz altın (NPG) filmler, gözenekli yapılarının nasıl oluştuğunu ve bu yapının nasıl plazmon modlarını desteklediğini anlamak amacıyla optik ölçümler ve FDTD simülasyonlarıyla araştırılmıştır. Bu filmler çok sayıda nano ölçekte kavite içerdiği için SERS uygulamalarında kullanılmış ve düşük konsantrasyon moleküller iyi sinyal tekrarlanabilirliğiyle algılanmıştır. İkinci olarak, J-agregalarıyla kaplanmış Au@Ag nanoküboidlerde plazmon-eksiton etkileşimi incelenmiştir. Nanorodların en-boy oranı değiştirilirken nanoküboidlerin en-boy oranı sabit tutularak plazmonik kayıplar ayarlanmış ve böylece olağanüstü noktaların (EP) ortaya çıkışı tartışılmıştır. Yapılan ölçümler ve hesaplamalar EP'lerin varlığını doğrulamış ve kayıpların yüksek olduğu durumlarda bağlaşım zayıf kalsa bile spektrumda Rabi ayrılma benzeri bir davranışın görülebileceğini göstermiştir. Ayrıca, EP civarında çalışmanın, geleneksel plazmonik sensörlere kıyasla kırılma indisi duyarlılığını artırdığı bulunmuştur.
Yapay Sinir Ağları ve Polinom Kaos kriging Yöntemlerinin Yapısal Güvenirlik Analizlerinde Doğruluk ve Hesaplama Verimliliği Açısından Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi
(2025) Altun, Onur; Aktaş, Engin
Uncertainties inherent in structural systems necessitate accurate reliability analyses. While approximate methods such as FORM and SORM are effective, they face significant limitations due to the need for derivatives in high-dimensional problems. These challenges lead to accuracy losses. Simulation-based sampling methods have been developed to overcome these challenges. However, these methods require large numbers of samples for small probability of failure (PoF) values, significantly increasing the computational load. In this study, three sampling methods Crude-Monte Carlo simulation (CMCS), Quasi-Monte Carlo simulation (QMCS), and Latin Hypercube Sampling (LHS) were tested and compared on selected structural examples. In addition, two different metamodel approaches Artificial Neural Networks (ANN) and a hybrid Polynomial Chaos-Kriging (PCK) method were applied to the structural problems in the study. The dataset required for these metamodel approaches was obtained using the QMCS sampling method. Training of the artificial neural network models was performed using Bayesian Regularization. At the end of the study, the advantages and disadvantages of the CMCS, QMCS, and LHS methods in reliability analysis were discussed. The probability of failure (PoF), prediction accuracy, and computational performance of the ANN and PCK models on sample structures were evaluated, and their strengths and weaknesses in applying them to structural reliability problems were discussed. In addition, a separate PCK method was developed to accelerate and optimize the performance of the standard Polynomial Chaos-Kriging approach. This model was included in the comparative study of accuracy and computational performance with ANN and classical PCK.






